Tîn Suresi Meali

Tîn Suresi / 1

وَالتِّينِ وَالزَّيْتُونِ

Diyanet: Tîn’e ve zeytûn’a andolsun.

Diyanet Vakfı: İncire, zeytine,

E. Hamdi Yazır: Tîn’e ve Zeytun’a,

Tîn Suresi / 2

وَطُورِ سِينِينَ

Diyanet: Sinâ dağına andolsun,

Diyanet Vakfı: Sina dağına ,

E. Hamdi Yazır: Sina dağına

Tîn Suresi / 3

وَهَذَا الْبَلَدِ الْأَمِينِ

Diyanet: Bu güvenli şehre (Mekke’ye) andolsun ki,

Diyanet Vakfı: Ve şu emîn beldeye yemin ederim ki,

E. Hamdi Yazır: Ve bu güvenli beldeye andolsun ki,

Tîn Suresi / 4

لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ

Diyanet: Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.

Diyanet Vakfı: Biz insanı en güzel biçimde yarattık.

E. Hamdi Yazır: Biz insanı en güzel biçimde yarattık.

Tîn Suresi / 5

ثُمَّ رَدَدْنَاهُ أَسْفَلَ سَافِلِينَ

Diyanet: Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.

Diyanet Vakfı: Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık.

E. Hamdi Yazır: Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık.

Tîn Suresi / 6

إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ

Diyanet: Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.

Diyanet Vakfı: Fakat iman edip sâlih amel işleyenler için eksilmeyen devamlı bir ecir vardır.

E. Hamdi Yazır: Ancak iman edip iyi işler yapanlar başka; onlar için kesintisiz bir ecir vardır.

Tîn Suresi / 7

فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِالدِّينِ

Diyanet: (Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?

Diyanet Vakfı: Artık bundan sonra, ceza günü konusunda seni kim yalanlayabilir?

E. Hamdi Yazır: O halde sana dini ne yalanlatır?

Tîn Suresi / 8

أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ

Diyanet: Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?

Diyanet Vakfı: Allah, hüküm verenlerin en üstünü değil midir?

E. Hamdi Yazır: Allah, hakimlerin hakimi değil mi?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*